Prof.Dr.Bülent TOPUZ

ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORMU

ARAMA


Gelişmiş Arama

YENİ EKLENENLER

İSTATİSTİKLER

13 kategori altında, toplam 400 konu bulunmaktadır. Bu konular toplam 3732535 defa okunmuş, 1144 rahatsızlık şikayeti veya yorum yazılmıştır.

VARLIĞIN ANLAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER (05 Aralık 2016)

Prof.Dr.Bülent TOPUZ

21.Nisan.2019, 22:31

Prof.Dr.Bülent TOPUZ

Diyorlar ki, hayat anlardan oluşur. Geçmiş geçmiştir, bir daha geri gelmesi ve yaşanması mümkün değildir. Geleceğin ise geleceği garanti değil. O halde senin olan zaman dilimi sadece yaşadığın andır ve bu anın değerini bilmek gerekir.

Ben biraz farklı düşünüyorum. Biz anı geçmişimizin birikimleri eşliğinde ve ışığında yaşarız. Her yaşadığımız an aynı olmadığı gibi, herkesin anı da aynı değildir. O anı şekillendiren geçmişimizdir. Geleceğin varlığı da kuvvetli bir ihtimaldir. Geleceği de anlar ve geçmiş şekillendirir. Gelecek ihtimali aynı zamanda anı şekillendirir, çünkü kimse an için geleceğini riske atmak istemez. Yani bu zaman dilimleri birbirinden ayırt edilemez.

Bir gün amansız bir hastalık düşerse anınıza, geleceğinizin olmadığı, varsa bile sayılı olduğu bir durumla karşılaşırsınız. İşte o zamanlar anların anlamı ortaya çıkabileceği gibi, hiçbir anın hiçbir değeri kalmayabilir. Böyle bir durumda insan anları mı düşünür, yoksa var olmadığı bir dünyanın nasıl olacağını mı. Ben daha çok ikincisini gördüm. Ana, baba ve çocuklar diye uzayıp giden geride kalanlar için üzüntü ve kaygı.

Geride kalanlar ise, gidenin gitmeseydi neler göreceği ihtimali üzerine takılır kalırlar. Yani hemen herkesin kendini düşündüğü bu dünyada, işte o an nedense gidenler kalanları, kalanlar gidenleri düşünür. Gidenin ardından kocaman bir boşluk oluşur. Öyle ki vakum gibi bir boşluk. Sevenleri o boşluğun içine atmak isterler kendilerini. Gidenden ayrı kalmak, onu yalnız bırakmak olmaz. Ama atmazlar atamazlar, çünkü giderlerse geride bıraktıkları olacaktır. Geride kalanların ihtiyacı vardır. Gidenin cansız bedenine, tabutuna, resmine, mezar taşına sarılmak ve hatta duyuyormuş gibi konuşmak nasıl bir duygudur. Aklın mantığın dışında ama samimiyetin doruğunda. Bu hali biz sonradan mı öğrendik, yoksa hamurumuzun bir parçası mıdır.

Hep düşünmüşümdür giden için mi zor, yoksa kalan için mi. Bana göre gitmek daha kolay. Bir kere kaçınılmaz sonu zaten biliyorsun. Bir ahret düşüncen var ise, buna göre bir hazırlığın da olur. Dünyanın bin türlü derdinden kurtulmuş olursun. Ama bir tek şeye takılıp kalırsın, geride kalanların üzüntüsü.

Bu aralar vakitsiz ayrılıkların şahidiyiz. Şehit ateşi düştü Denizli’mize. Taziyeye gittik ama başınız sağ olsundan gayrı bişey diyemedik. Sadece düşündük ve karmaşık duygular yaşadık. Hepimiz bir gün bu dünyadan göçeceğimizi biliyoruz. Biliyoruz ama inanmıyormuş gibi bir hayat yaşıyoruz. Vakitsiz bir şekilde bu dünyadan göçeceğiniz, ama sebebi ile ilgili bir tercih hakkınız olsa idi, hangisini tercih ederdiniz. Hastalık, trafik kazası, şehitlik…

Kaybetme korkusu bir tür imtihan. Sevginin ve hislerin ne kadar derin oluğunu ortaya koyan bir turnusol kağıdı. O andan itibaren daha dikkatli olma sözü verirsin kendi kendine. İşin aslı sınanmayı beklememek lazım ama eğer sınanmışsan da değerini bilmek lazım…

Bu haber 851 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017)22.Nisan.2019

ANKET

Sizce bu sitenin insanlara faydası var mı?






Tüm Anketler

ÖNEMLİ LİNKLER

GALERİ

KBB

www.bulenttopuz.com 2007 ..:: KBB Hastalıkları Bilgilendirme Portalı ::..
RSS Kaynağı | Editörlük Başvurusu