ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORMU

ARAMA


Gelişmiş Arama

YENİ EKLENENLER

İSTATİSTİKLER

13 kategori altında, toplam 242 konu bulunmaktadır. Bu konular toplam 921318 defa okunmuş, 738 rahatsızlık şikayeti veya yorum yazılmıştır.

ÖNEMLİ LİNKLER

BAŞDÖNMESİ

BAŞDÖNMESİ

Tarih 10.Ekim.2007, 11:05 Editör Prof.Dr.Bülent TOPUZ

İnsan beyni, doğumdan ölüme kadar hiç durmadan, iç kulak, göz ve eklemlerdeki uyaranlardan gelen kesintisiz uyarıları toplar ve geçmiş tecrübeleri ile karşılaştırarak değerlendirir.

BAŞDÖNMESİ

      İnsan beyni, doğumdan ölüme kadar hiç durmadan, iç kulak, göz ve eklemlerdeki uyaranlardan gelen kesintisiz uyarıları toplar ve geçmiş tecrübeleri ile karşılaştırarak değerlendirir. Bu işlemlerin refleks olarak yapıldığı merkez beyin sapındadır. Merkezin göze, iskelet kaslarına ve beyinciğe gönderdiği uyaranlar sayesinde vücut ister ayakta olsun, ister hareket halinde olsun bir denge içindedir.

      İç kulak göz ve eklemlerden gelen uyarılardan herhangi biri hastalık nedeni ile fonsiyon dışı kalırsa vücut diğer organlardan gelen uyarıları merkezde değerlendirerek, eksikliği çalışan organlarla kompanse etmeye ve yeni duruma kendini adapte eder. Bu nedenle başdönmeleri tedavi eidmeden de kendiliğinden geçebilir. Kompansasyon-adapdasyon beynin bir fonksiyonudur ve stres, yorgunluk, vb. nedenlerle beyin meşgul edilirse başdönmesi nükseder.

Başdönmesi kafa karıştırıcı ve düzensiz bir şikayettir. Hasta başdönmesini tarif ederken referans olarak kendi tecrübelerini alır, bu yüzden hekimle aralarında bir kavram kargaşası doğar. Fakat hastayla tam iletişim kurulabilirse, hekimin en önemli teşhis aracı yine de hastanın hastalığı tarif şeklidir.

 

      İlk değerlendirilme şu 4 noktayı kapsamalıdır:

1.Hastanın acil bakım gerektirip gerektirmediğine karar vermek.

2.Semptomların kaynağını periferik, santral, sistemik şeklinde ayırt etmek.

3.Spesifik patolojiyi ayırt etmek.

4.Değerlendirme yaparken semptomları kontrol altına almak.

      Anamneze sistematik olarak yaklaţmak bu tür hastalarda çok önemlidir. Çünkü başdönmesi kulak, beyin, sistemik ve psikolojik hastalıklar sonunda ortaya çıkabilecek bir şikayettir. Hastadan anamnez alırken dikkat edilecek hususlar:

      1.Hastada ortaya çıkan semptomların tarifi: Başdönmesi hareket halusinasyonu veya uzaysal duyu kusuru  olarak tanımlanabilir. Hasta ise bunu sersemlik, bayılma hissi, yüzme hissi, düşme eğilimi, bilinç azalması, çevredeki cisimlerin dönmesi, kendisinin dönmesi şeklinde tarif edebilir. Bu şikayetlere işitme kaybı, kulak çınlaması, başağrısı, bulantı, kusma, yürüme güçlüğü, eşyalara çarpma, ani düşme, göz kararması ve görme bozuklukları eşlik edebilir.

      Bu şikayetlerle gelen hastada ilk yapılması gereken başdönmesi ile dengesizlik semptomlarının ayrılmasıdır. Başdönmesindeki hareket hissi, dönme veya düşme duygusu olarak anlatılabilir. Dengesizlikte ise hareket hissi yoktur, ortamla vücudun ilişkisini koruyamama vardır. Başdönmesi daha çok kulak hastalıklarına işaret ederken; dengesizlik beyin ve sistemik hastalıklara işaret eder. Bu ayrım, ayırıcı tanı için yardımcı olmakla beraber anahtar değildir.

      2.Hastanın genel sağlığı ile ilgili sorular: Özellikle dikkat edilmesi gerekenler yaşı, kardiyovasküler hastalıkları, kullandığı ilaçlar, geçirilmiş operasyonlar, travma hikayesi, endokrin bozukluklar, alerji ve stres yaratıcı faktörlerdir.

      Hastaların genel durumu ve anamneze dayalı diğer bilgiler başdönmesinin etyolojisi hakkında ön bilgiler verebilir:

      50 yaşın altındakilerde kulak hastalıkları ağır basarken, bu yaşın üstünde santral nedenler artmaktadır. Çocukda başdönmesi oldukça nadirdir. Rastlandığında sırasıyla intrakranial tümör veya enfeksiyon, Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) ve migren düşünülmelidir.

      İşitme kaybı, çınlama, daha önceden var olan bir kulak hastalığı, toksik ilaç kullanımı tanıyı kulak hastalıklarına; bilinç kaybı, geçirilmiş kafa içi girişimler, ağır kafa travmaları beyine; göz kararması, halsizlik, kardiyovasküler hastalıklar, endokrin bozukluklar, metabolik hastalıklar sistemik patolojiye yönlendirebilir. Sürekli kullanılan ilaçlar gerek yanetkileri gerekse kullanma gerekçeleri açısından mutlaka sorgulanmalaıdır. Hastalarda bu ayrımı yapmaya çalışırken, yukarıda bahsedilen anamneze ilaveten bilinmesi gereken bazı temel semptom ve bulgular vardır. Bunları başlıklar altında toplayacak olursak:

 

Kulak hastalıklarına bağlı başdönmesi:  Şiddetli dönme hissi; bulantı-kusma, terleme gibi şikayetler istemsiz göz hareketleri ile birliktedir.

      Yatarken başın posizyonunun değişmesiyle ortaya çıkan başdönmesi  daha çok iç kulak hastalığıdır ve başdönmesi süresi bir dakikaya yaklaşabilir.

      Günlük aktivitelerde, yine baş hareketlerine bağlı olan başdönmesi ise daha çok boyun kaynaklıdır ve saniyeler sürüp geçer. 

      Karanlıkta yürüyememek iki taraflı kulak hastalığına bağlıdır.

      Atmosfer basıncında ani düşme, hapşırma, öksürme sonrası gelişen başdönmesi içi kulak zarlarının yırtılmasına bağlıdır. Bu hastalarda işitme kaybı ve kulak çınlaması da görülebilir.

      Akustik tümör oldukça yavaş büyüdüğünden, kompansasyon nedeniyle hasta hiç başdönmesi şikayeti göstermeden büyük boyutlara ulaşabilir. Yeterli hacme ulaşan tümör beyinciğe bası yaparak dengesizlik yapabilir. Nadiren hızlı büyüme ve başdönmesi ile karşımıza çıkabilir. 

 

Denge Bozukluğu: Beyin lezyonlarında başdönmesinden ziyade dengesizlik hissi vardır. Eşlik eden ani düşme, bilinç kaybı, görme kayıpları tanıda yardımcıdır.

      Denge bozukluğu daha çok  beyin damar tıkanıklığı, hipertansiyon, beyin tümörleri ve işitme denge siniri tümörlerinde görülür.

      Beyin sapı lezyonlarında dengesizlik hissine çift görme veya bulanıklık, geçici körlük, yüzde kolda ve bacaklarda güçsüzlük, hissizlik, bilinç bulanıklığı, konuşma ve yutma güçlüğü eşlik edebilir. Gerçek bilinç kaybı santral sinir sitemi hastalığına işaret eder.

 

Sistemik Patolojiler: Halsizlik, güçsüzlük, göz kararması, ani düşmeler daha çok kardiovaskuler, metabolik, anemik, şeker hastalıklarını düşündürmelidir.

      Bulantı, kusma, solukluk, çarpıntı, terleme görülebilir.

Psikojenik Sebepler: Nörotik hastalarda yürüme esnasında dengeyi kaybetme korkusu vardır. Bu korku hastaların başdönmesi iddiası ile hekime gelmesine neden olur.

      Sersemlik, bayılma hissi, yüzüyormuş hissi, basınç hissi, baş ağrısı, gözlerini kapatınca ortaya çıkan dönme hissi psikojenik nedenlerle de görülebilir

      Hastalarda semptomların tipi ile birlikte süresi de önemlidir. Hergün aynı şekilde aylar veya yıllar süren bir vertigo daha çok psikojenik bir etyolojiyi düşündürmelidir. Buna karşılık nöbetler halinde ortaya çıkan, en uzunu bir hafta süren şiddetli başdönmesi atakları ise kulağa yönlendirir. Atakların süresine göre kabaca bir ayırıcı tanı yapılırsa:

1.Saniyeler süren: BPPV(Benign paroksismal pozisyonal vertigo), boyun problemleri, tümör.

2.Dakika veya saatler süren: İç kulak tansiyonu

3.Günler süren: Denge siniri iltihabı

4.Süresi değişenler: İç kulak zarlarında yırtılma, travma

      Santral olaylarda ise hastada dengesizliğin karakteristiği gibi süreside değişkendir. Kısa süreli ani dengesizlikler(1-2 sn) olabileceği gibi bir haftayı geçecek şekilde daha uzun olabilir.

Bu konu 21905 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KULAK

YAŞLANMATİPİ İŞİTME KAYBI ( PRESBİAKUSİ )

YAŞLANMATİPİ İŞİTME KAYBI ( PRESBİAKUSİ ) BU KONU GELEN SORULAR DOĞRULTUSUNDA 6.TEMMUZ.2010 İTİBARİ İLE GÜNCELLENMİŞTİR.

KULAK MANTARI (OTOMİKOZ)

KULAK MANTARI (OTOMİKOZ) BU KONU GELEN SORULAR DOĞRULTUSUNDA 15.EYLÜL.2010 İTİBARİ İLE GÜNCELLENMİŞTİR.
Prof.Dr.Bülent TOPUZ29.Mayıs.2008

ANKET

Sizce bu sitenin insanlara faydası var mı?






Tüm Anketler

GALERİ

KBB

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

www.bulenttopuz.com 2007 ..:: KBB Hastalıkları Bilgilendirme Portalı ::..
RSS Kaynağı | Editörlük Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi

Web sitemizin içeriği

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.