Prof.Dr.Bülent TOPUZ

ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORMU

ARAMA


Gelişmiş Arama

YENİ EKLENENLER

İSTATİSTİKLER

13 kategori altında, toplam 400 konu bulunmaktadır. Bu konular toplam 3732467 defa okunmuş, 1144 rahatsızlık şikayeti veya yorum yazılmıştır.

IBRIKCI (26 Ocak 2014)

Prof.Dr.Bülent TOPUZ

23.Şubat.2015, 12:28

Prof.Dr.Bülent TOPUZ

Açık Öğretim Fakültesi, kamu yönetiminde okuyorum. Geçtiğimiz Cumartesi sınavın yapılacağı lisenin önüne geldim. Okul bahçesinin girişi kapısı kapalı idi. Bir önceki sınava da burada girmiştim ve açıktı. Herhalde içerisi doldu diye düşündüm ve arabamı kapı girişindeki geniş alana, trafiği engellemeyecek şekilde park ettim. Okulun kapısındaki güvenlik görevlisi itiraz etti. Ben oraya park edersem, yanıma da park edilir ve yol kapanırmış. Beni değil, yolu kapatanı ikaz etmesi gerekir diye düşündüm. Zaten biraz da gecikmişim. “Kim yolu kapatacak şekilde park edecek anlamadım, yine de ısrarlı isen arabamı çektirebilirsin” dedim ve içeriye yürüdüm. Okul bahçesinde bol miktara park edilecek yer vardı. Demek ki içeri girmeyi yasaklamışlar. Halbuki ağzını açan otopark sorunundan başlıyor…


Okul kapısında kalem, silgi  satışı ve telefonların para karşılığı emanet alınması güzel bir uygulama. Madem ki kayıt dışı para alınabiliyor, okul bahçesine ücret karşılığı park serbest olsun diye düşündüm. Sınavdan sonra, okul bahçesini arabalara yasaklayanın kim olduğunu öğrenmek istedim. Görevli memur benim bilgim ve ilgim yok dedi. Baktım üç güvenlik görevlisi oturuyor, onlara sordum. İdarenin yani müdürün tasarrufu imiş. Nedeni ise arabaların patinaj, müzik vb şekillerde gürültü yapmaları imiş. Çaresini yasakla bulmuşlar. Tam bize göre çözüm. Hazır yasaklamışken okul yanındaki yolu trafiğe kapatmayı düşünememişler mi acaba…


Siz ıbrıkçı fıkrasını bilir misiniz; Eski zamanda cami tuvaletlerinin temizliğinden ve düzeninden sorumlu hizmetliler olurmuş. Bunlar, aynı zamanda taharet amaçlı kullanılan su ıbrıklarını da doldurup kullanıma hazır tuttukları için ıbrıkçı olarak anılırlarmış. Vatandaşın biri ıbrıklardan birini almış ve tuvalete doğru yürümüş. Ibrıkçı dur diye seslenmiş. Vatandaş ne diyecek diye bakmış. Ibrıkçı, “onu alma bunu al” diyerek bir diğer ıbrığı işaret etmiş. Vatandaş neden diye sormuş. Cevap; “Ee biz burada neden oturuyoruz”.


Hikaye uydumu bilmem, ama görevliler birer ıbrıkçı olmuş, kendilerini fark ettirme peşindeler. Sınav günü okulun kapısı açık olsa idi, kapıda bir güvenlik olduğunun farkına varmayacaktım. Okulun, sınav gününü de düzenleyen bir müdürünün olduğunun da farkına varmayacaktım.


Sınavdan çıkınca güvenlikçileri bir masanın etrafında sohbet eder buldum. Bahçede patinaj yapan ve müzik dinleyen olmadığı için işsiz kalmış olmalılar. Aklımdan ne geçti biliyor musunuz. Telefonu emanet vermiştim ya, kurcalamışınız desem bir daha ki sefere emanet işini yasaklarlar mı acaba?


Görev ve makam sahipleri varlıklarının farkına varmamız için uğraşmak yerine, kolaylaştırıcı olmak için çalışmalılar.


Not: Bu yazıyı gazeteye göndermeden önce ertesi gün uygulamasını görmek istedim. Nitekim okulun bahçesi araç parkına açılmıştı. Benim ve/veya başkalarının uyarısı etkili olmuş olmalı. Benim hala bir şeylerin değişebileceğine dair umudum var…

Bu haber 2193 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017)22.Nisan.2019

ANKET

Sizce bu sitenin insanlara faydası var mı?






Tüm Anketler

ÖNEMLİ LİNKLER

GALERİ

KBB

www.bulenttopuz.com 2007 ..:: KBB Hastalıkları Bilgilendirme Portalı ::..
RSS Kaynağı | Editörlük Başvurusu