Prof.Dr.Bülent TOPUZ

ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORMU

ARAMA


Gelişmiş Arama

YENİ EKLENENLER

İSTATİSTİKLER

13 kategori altında, toplam 400 konu bulunmaktadır. Bu konular toplam 3947703 defa okunmuş, 1144 rahatsızlık şikayeti veya yorum yazılmıştır.

TÜRK KİME DENİR? (17.Aralık.2012)

Prof.Dr.Bülent TOPUZ

17.Aralık.2012, 00:15

Prof.Dr.Bülent TOPUZ

Kıdemli köşe yazarı ve sevgili meslektaşım Dr Murat Alten, son iki haftada ecdadımız üzerine tam dört yazı yazdı. Yazılarında geçen tarih kitaplarından aktarmaları bir kenara bırakalım ve kendine ait ve orijinal bulduğum bilimsel tahlili üzerine duralım istiyorum, çünkü bu kısmı zihin açıcı. Alten, padişahların annelerinin Türk olmamasından hareketle, bilimin genetik geçiş konusundaki kanunları üzerinden bir değerlendirme yaparak, Kanuni Sultan Süleyman’a gelindiğinde, genetik olarak Türklük oranının binde dörde indiğini belirtiyor. Her ne kadar bu duruma itirazı olmadığını açıkça belirtse de, konunun ele alınış tarzı, bazılarının bunu sorun ettiği, diğer bazılarının etmesi gerektiği, sorun etmeyenlerin de bu bilimsel gerçekten uzak olabilecekleri intibasını yaratıyor. Bu durumda ben “Türk kime denir?” sorusunu sormak ve kendimce yorumlamak ihtiyacı hissediyorum.
Şimdi biz çeşitli kavimlere yurtluk etmiş ve hala göç alan Anadolu’yu bir tarafa bırakalım, saf Türk ırkını aramak için orta Asya’ya doğru uzanalım. Bu coğrafyanın işgallerden ve kavimler göçünden nispeten ari olduğunu söyleyebilir. Bu durumda bu coğrafyanın birbirine benzemesi gerekmez mi? Bu soruyu genetiğin fizyonomiyi, yani dış görünüşü doğrudan etkilediği bilgisi üzerine soruyorum. Coğrafyanın doğusunda bulunan Uygurlar ile batısında bulunan Türkmenler arasında fizyonomik olarak farklılıklar var. O halde daha başından tek bir genotipten, dolayısı ile fenotipten bahsedemeyiz.
“Türklerin Tarihi” kitabının yazarı Fransız yazar John Paul Roux, Türk kime denir tarif etmek için basit bir tanım kullanmıştır. Türkçe konuşan milletlere Türk denir. Yazarın kendi ifadesi ile Kırgızlar genetik olarak tamamiyle ayrı bir millet oldukları halde, dil ve kültür bakımından Türkleşmişlerdir. Bugün bu bilginin doğru veya yanlış olduğunun bir önemi yoktur. Şu bir geçek ki Kırgızlar Türk Kültürü’nün önemli bir temsilcisidirler.
Kime Türk denildiğini bize dışarıdan bakanların nazarında da tarifini bulabilir. Bizim için Osmanlı olan imparatorluk, Avrupalı için Türk İmparatorluğu’dur. Bu tanımlamayı 14. Yüzyıl’dan itibaren batılı kaynaklarda görmek mümkündür. Halbuki bırakın Türkleri, Osmanlı da ki müslüman toplumların toplam nüfusu ile gayri müslümlerin nüfusu neredeyse eşit idi. Anadolu’nun farklı milletlerden sürekli göç almış olması ve hala alıyor olması nedeniyle çoğumuzun genetik olarak Kanuni’ye benzemiş olmamız şaşırtıcı olmayacaktır.
Türkçüler, Turancılar bu bilgileri bilmezler mi? Elbette bilirler ve bilmezlikten gelmek gibi bir duruşları da yoktur. Aksine bu bilgilerden hareketle Türk kime denir sorusu için bir tanım yaparlar. Buna göre töreye bağlı olan Türk’tür. Töre kültürdür, kültürün oluşturduğu düzendir, yaşam biçimidir. Düzen kendini devlet yapısında bulur. Aşağıdan yukarı ve yukarıdan aşağı şekillenir. Kendini aynı kültür havuzunda hisseden ve kabul eden herkes o kültüre/töreye aittir. Atatürk’ün “Ne mutlu türküm diyene” özdeyişi de aynen bu durumu tarif eder. Ancak bir millete ait olmak, istemek ve hissetmekle ilgilidir. Bazılarının istemediği ve hissetmediği gerçeğini de kabullenmek durumundayız.
Bir kimsenin, örneğimizde bu Ukrayna kökenli Hürrem olabilir; farklı ve hatta öteki kültüre ait olması neyi ifade eder. Hürrem bırakın Osmanlı tebasının yaşantısını, Osmanlı sarayına hangi Ukrayna kültürünü taşımıştır. İnsanların genetik şifreleri olduğu gibi toplumlarında genetik şifreleri vardır. Nasıl insanlarda kromozom anomalilerine bağlı sapmalar olur. Toplumlar içinde bu tür sapmalar mümkündür. Ancak bu sapmanın en son olacağı yer, bir asimilasyon politikasının izlendiği “Harem/Enderun” olmalıdır.
Şu biline ki Türkçüler/Turancılar kafatasçılığı, genetik milliyetçiliği çoktan bıraktılar. Dışarıdan bakanların ötekini tarifle uğraşmak yerine kendi millet/ulus/ecdat anlayışlarını ortaya dökmeleri daha zihin açıcı olacaktır diye düşünüyorum. Bakalım nerelerde ayrışma var görelim.

Bu haber 11071 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017)22.Nisan.2019

ANKET

Sizce bu sitenin insanlara faydası var mı?






Tüm Anketler

ÖNEMLİ LİNKLER

GALERİ

KBB

www.bulenttopuz.com 2007 ..:: KBB Hastalıkları Bilgilendirme Portalı ::..
RSS Kaynağı | Editörlük Başvurusu