Prof.Dr.Bülent TOPUZ

ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORMU

ARAMA


Gelişmiş Arama

YENİ EKLENENLER

İSTATİSTİKLER

13 kategori altında, toplam 400 konu bulunmaktadır. Bu konular toplam 3732506 defa okunmuş, 1144 rahatsızlık şikayeti veya yorum yazılmıştır.

ASPENDOS VE RESTORASYON (5 Kasım 2015)

Prof.Dr.Bülent TOPUZ

07.Şubat.2016, 17:07

Prof.Dr.Bülent TOPUZ

İlk arkeologlar hazine acısı idi. antik dönemin yazılı kayıtlarını ciddiye almışlar ve o efsanelerde geçen şehirlerin ve hazinelerin peşine düşen birer maceraperest idiler. Truva’yı kazan Alman Arkeolog Schliemann, İlyada destanında geçen Priamos hazinesinin peşinde idi. Ninova’yı kazan Layard ise Tevrat’da yazılanların peşine düşmüştü. Meraklılarına CW Ceram’ın “Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler” kitabını tavisye ederim. Sadece altın gümüş değil, antik dönemin özellikle mermere yontulan heykelleri de birer sanat eseri olarak değerli idi. Bu manada taşınabilir ne bulundu ise, daha çok güney ve doğu ülkelerinden batı ülkelerine taşındı. Önceleri bu eserler kişisel koleksiyonlarda yer buldu. Sonradan koleksiyonlar kurumsallaştı ve müzeler ortaya açıktı. Bulduğunuz her eseri müzeye taşıyamaz ve müzede sergileyemezsiniz. Başta anıtsal yapılar olmak üzere birçok mimari eleman yerinde sergilenme yoluna gidildi. Bunun için kalıntılar orijinal yerlerinde ayağa kaldırıldı. Böylece antik yapıların üç boyutlu halleri insanların hayal dünyasında yerlerini buldu. Örneğin bir sütunlu cadde iki taraflı 50 sütundan oluşuyorsa, bunlardan beş on tanesini orijinal hali ile doğrultmak ve bu dikilen sütunların üzerine arşitrav adı verilen süslemeli mermer kolonların yerleştirilmesi yeterli görüldü. Yani malzemelerin yetersizliği nedeniyle caddenin tamami ayağa kaldırılamadı, modern teknoloji kullanılarak eksik sütunlar da tamamlanmaya çalışılmadı. Çünkü amaç caddeyi yeniden inşa etmek değildir. Amaç var olan antik eserlerin sergilenmesidir. Gelelim Aspendos tiyatrosunun restorasyonuna. Bana kalırsa en doğrusu restore etmemek olurdu. Eğer bir güvenlik sorunu yok ise, yani yapı sağlam ise, mevcut hali eksik basamaklara rağmen ne kadar muhteşem bir yapı olduğunu ve işlevini insan hayalinde rahatlıkla canlandırmaya yetiyordu. Değil mi ki restore ediyorum diye tamamlamaya kalktın, hangi malzemeyi kullanırsan kullan sırıtacaktır. Hele bazılarının iddia ettiği gibi orijinaline yakın ve hatta eskitilmiş mermer kullanmak tam bir cinayet oldurdu. Düşünsenize eski ile yeni birbirine karışacak. İkibin yıla yakın bir zamana direnen mermer yapılara haksızlık değil mi bu. Restorasyon uzmanlık gerektiren bir alandır. Restorasyon kavramının zamanla değişim göstermektedir. Örneğin antik bir yapının üzerine inşa edilen ve devrinin süsleme sanatını örnekleyen bir 18. Yüzyıl konağının yıkıldığı ve orijinal Roma kalıntılarına ulaşıldığı vakidir. Zamanında doğru bir yöntem olarak görülen bu arkeolojik çalışmalar, şimdi yanlışlarımıza örnek olarak verilmektedir. Aspendos tiyatrosunun sahne kısmı Selçukluların elinde bir restorasyon görmüş ve kervansaray olarak kullanılmıştır. Bu sayede sahne kısmı günümüze en sağlam ulaşan Asya’da ki tek tiyatrodur. Selçukluların yaptığına restorasyon demek doğru olmaz, kullanım amaçlı tamir denilebilir. Nitekim Anadolu da bir çok Roma köprüsü Selçuklu ve Osmanlılar tamir etmişler ve üzerlerine bir tamir kitabesi koymayı da ihmal etmemişlerdir. Aspendos Tiyatrosu bu hali ile çeşitli aktivitelere, bu arada konserlere ev sahipliği yapmakta yani fonksiyoneldir. Basamakların ve oturakların tamamlanmasından amaç kullanım ise o halde eksik kısımlar tamamiyle alakasız bir malzeme ile, mesela ahşap ile tamamlanabilirdi. Hafızam beni yanıltmıyorsa Roma Kolezyum’daki gezi yolları tamamiyle ahşap idi. Bu restorasyon vesilesi ile öğrendik ki; bu konudaki cehaletimiz uzmanlık seviyesinde.

Bu haber 2012 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017)22.Nisan.2019

ANKET

Sizce bu sitenin insanlara faydası var mı?






Tüm Anketler

ÖNEMLİ LİNKLER

GALERİ

KBB

www.bulenttopuz.com 2007 ..:: KBB Hastalıkları Bilgilendirme Portalı ::..
RSS Kaynağı | Editörlük Başvurusu