ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORMU

ARAMA


Gelişmiş Arama

YENİ EKLENENLER

İSTATİSTİKLER

13 kategori altında, toplam 400 konu bulunmaktadır. Bu konular toplam 3199837 defa okunmuş, 1136 rahatsızlık şikayeti veya yorum yazılmıştır.

HEKİM GÖZÜ İLE AÇLIK GREVLERİ (24 Temmuz 2017)

Tarih 22.Nisan.2019, 00:16 Editör Prof.Dr.Bülent TOPUZ

Bir hekim olarak, zamanlaması tıp biliminin verilerine göre planlanmış bir şekilde, af kurumunun işletilmesinin uygun olacağını düşünüyorum. Af edilmeleri suçsuz oldukları anlamına gelmez. Ortadaki insani duruma bir müdahale gibi değerlendirilir.

Bir hekim arkadaşımdan eleştiri aldım. Bir hekim olarak neden açlık grevi hakkında yazmıyorsun diyor. Ben ise haftada bir yazdığım için mecburen konu seçiyorum. Mademki böylesi bir sitem ve istek geldi düşünelim bakalım

Ülkemiz, açlık grevi pratiğine yabancı değil. Özellikle mücadele yöntemi olarak silaha başvurmayı tercih eden sol terör örgütlerinin ve bazen de PKK terör örgütünün başvurduğu bir yöntem. Açlık grevleriGülman ve Özakça, iki eğitimci nedeniyle yeniden gündemde. Biri akademisyen diğeri, öğretmen bu iki eğitimci açlık grevinden çok daha öncelerine ait olmak üzere DHKP-Ciltisaklı olmaktan defalarca yargılanmışlar ve hatta birinin mahkumiyeti var. Nihayet Fetöcüler sorgusuz sualsiz atılıyor DHKP-C, PKK’lı memurlar çalışıyor eleştirilerinden olsa gerek açığa alınmışlar. İşin aslı devlet mantığı basitçe söyle çalışıyor. Devlete karşı isen devletin ekmeğini yiyemezsin. Adli kontrol şartı ile yargılanmaya devam edildiği halde neden tutuklanma gereksinimi duyuldu.Anladığım, 15 Temmuz kalkışması bir taraftan bir hıyanet ile mücadeleye kuvvetli bir moral destek verirken, diğer taraftan ortaya çıkardığı travma ve bu travmayı takip eden uygulamalar ve tedbirler hayatın tüm alanını kapsıyor.  Bu kaçınılmaz bir sonuç, terör örgütleri arasında ayrım beklemiyoruz herhalde. Ancak sözkonusu olan insan hayatı olunca bi durup düşünmek gerekiyor.

Açlık grevi yapan kişileri bekleyen akıbet önce fiziksel yetilerin kaybı, ardından ruhsal ve psikolojik bozukluk ve nihayet beyin fonksiyonlarının kaybı ile geri dönüşümsüz sekellerin ortaya çıkması yani yardımsız yürütülemeyecek bir hayat. Bu son safhaya ulaşan bu kişilerin bazıları maalesef hayatını kaybediyor. Eskiden 60. gün civarında olan bu istenmeyen sonuç, günümüzde vitamin takviyesi iki katına kadar uzatılabiliyor.

Her kim olursa olsun açlık grevi veya ölüm orucu yaparak Korsakofhastalığına veya intihara giden yolda serbest bırakılmaması gerekir. Boğaziçi köprüsünden intihar etmek isteyen vatandaşa dil döken devlet aynı duyarlığı ölüm oruçları içinde göstermelidir. Hangi aşamada müdahale edeceği ile ilgili karar tamamiyle tıbbi etik kurallara bağlıdır. Bence geri dönüşümü olmayan safhaya ulaşmadan sonlandırılmanın bir yolu olmalıdır.

Bu sonlandırmanın yollarından biri de suçlunun affı olabilir. Cumhurbaşkanımızın böylesi bir yetkisi var. Bu yetkisini bu iki kişi için kullanıp onları affedebilir.

Devlet benzer bir girişimde bulunmuş aslında,  Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’yi görevlendirip iki devlet memurunu aileleriyle görüştürüyor. Bu görüşmede “Eyleme son versinler, komisyona hızlıca sokalım, suçları yoksa görevlerine geri dönerler” teklifine aileler Ancak komisyona girmeden, hemen iade edilirlerse ölüm orucunu bırakacaklar, Biz çocuklarımızın bu eylemlerden gurur duyuyoruz, asla da bırakmayı düşünmüyoruz.” diyorlar. O zaman sormak lazım, yaşam sadece eylemcinin ve devletin sorumluluğunda mı? Bu eylemlerin örgüt üst yöneticilerince istendiği ve yönetildiği de ciddi bir iddia. DHKP-C terör örgütünün 1984, 1996, 2000 ve 2006 yıllarında çok sayıda açlık grevi ve akabinde ölüm orucu eylemi gerçekleştiriyor; bu eylemler neticesinde 1984 yılında 4 örgüt mensubu, 1996 yılında ise çeşitli cezaevlerinde 12 örgüt mensubu ölüyor.

Bir hekim olarak, zamanlaması tıp biliminin verilerine göre planlanmış bir şekilde, af kurumunun işletilmesinin uygun olacağını düşünüyorum. Af edilmeleri suçsuz oldukları anlamına gelmez. Ortadaki insani duruma bir müdahale gibi değerlendirilir.

Bu konu 225 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HAFTALIK GAZETE YAZILARIM

YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017)

YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017) Özellikle Artvin de yapılan Deriner barajı ve buna bağlı olarak yeni yol güzergahlarının yapılmasında kullanılan tü...

VELİLER DİKKAT (29 Ağustos 2017)

VELİLER DİKKAT (29 Ağustos 2017) Dedik ya, bu işler zamanla düzelecektir. Düzelinceye kadar geçen zaman diliminde doğru tercihler bakımından veliler...

ANKET

Sizce bu sitenin insanlara faydası var mı?






Tüm Anketler

ÖNEMLİ LİNKLER

GALERİ

KBB

www.bulenttopuz.com 2007 ..:: KBB Hastalıkları Bilgilendirme Portalı ::..
RSS Kaynağı | Editörlük Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi

Web sitemizin içeriği

viagra billigt cialis pris cialis billigt kamagra pris kamagra gel cialis sverige viagra sverige viagra pris kamagra gel viagra bestellen cialis bestellen kamagra bestellen cialis bestellen kamagra schweiz tadalafil generika viagra bestellen

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

ODYOLOJİ SİTESİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ