ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORMU

ARAMA


Gelişmiş Arama

YENİ EKLENENLER

İSTATİSTİKLER

13 kategori altında, toplam 400 konu bulunmaktadır. Bu konular toplam 3187872 defa okunmuş, 1136 rahatsızlık şikayeti veya yorum yazılmıştır.

ADAK VE DİLEK KÜLTÜRÜ (08 Mayıs 2017)

Tarih 21.Nisan.2019, 23:23 Editör Prof.Dr.Bülent TOPUZ

Görüldüğü gibi İslamiyet ve Hıristiyanlık vahye dayalı ve ilahi olsa da, toplumlar gelenek ve göreneklerini dinin içine taşıyorlar. Ve hatta toplumlar kendi gelenek göreneklerine uyan bir dini seçiyorlar gibi. Adak kültürü açısından baktığımızda Türklerin İslam’da, Yunanlıların Hıristiyanlıkta karar kılmış olmaları tesadüfi değil gibi…

Cerrahpaşa’dan sınıf arkadaşlarımla zaman zaman yurt içi ve dışı geziler yapıyoruz. Bu sefer yolumuz Midilli adasına düştü. Gezi notlarımdan, “adalar nasıl Yunanistan’ın oldu”, “Sirtaki; nasıl bir müzik ve dans”, “ada ekonomisi” “somut kültürel mirasın korunması açısından Midilli ve Ayvalık” konularını içeren dört köşe yazısı çıkar. Ben “adak kültürü” üzerine yazmayı tercih ettim.

Midilli adasında kesif bir adak kültürü var. Birisi başmelek kilisesi Taksiriyaris olmak üzere iki büyük kiliseyi ziyaret ettik. Her ikisinde de adak kuyruğu vardı. Gönlünüzden kopan bir bedel karşılığı mum alıp dikiyor ve dilekte bulunup adağınızı adıyorsunuz. Adaklar bizden farklı olarak kiliseye bağışlanıyor. Dileğin yerine gelirse söz verdiğin hediyeyi, örneğin bir altın küpe diyelim, getirip kiliseye teslim ediyorsun. Bu hediyelerden müze oluşturmuşlar. Biri Türk, diğeri Yunanlı olan rehberlerimiz, bu dileklerin gerçekleşme ihtimalini inanarak ve yaşayarak anlatıyorlar. Örneğin adada düşen bir helikopterdeki yedi pilot canlı kurtulmuş ve bu durumu başmelek Taksiriyaris ‘in lütfüne bağladıklarından, bir f16 uçağını getirip kiliseye giden yolun kenarına hediye olarak yerleştirmişler. Asker kökenli Melih eniştemiz kulağıma eğiliyor, “önce kuyruğu vurursa kurtulma ihtimalleri çok yüksek” diye. Taksiriyaris kilisesinde dilek dileyenlerden dileği gerçekleşenler, Hz İsa’nın ikonunun önüne sürünerek gidiyorlar. Bu sürünme kilisenin dışındaki yoldan başlatanlar var.

İstanbul Büyükada’daki Aya Yorgi Kilisesi, her yıl 23 Nisan ve 24 Eylül günlerinde, dilek dilemeye gelen insanlarla dolup taşıyor. Bir televizyon programında görmüştüm dilek kuyruğundakilerin önemli bir kısmı Müslüman idi.

İnsanlarımız yaratanı ortak bilip, ister Hıristiyan, ister Müslüman aynı Allahın kulları olmaktan hareketle; yine adresin aynı olmasından hareketle mekandan bağımsız olarak ister kilisede, ister camide dileklerini diliyorlar. Halbuki azizlerden, meleklerden, erenlerden, yatırlardan ve hatta peygamberlerden dilek dilemek İslam dininin kendi öğretisinde yok. Peki neden böyle?

Şimdi biraz geriye gidelim. Antik çağda tapınaklar ve tapınak görevlisi rahipler vardı. İnsanlar bu rahiplerden istekte bulunurlardı. Buna karşılık maddi bedel öderlerdi. Anlaşılan bu gelenek Hıristiyanlığın içine girmiş. Değişen bir şey yok; tapınaklar ve kiliseler zenginleşmenin bir aracı. Vatikan başta olmak üzere kilisenin mal, mülk, para ve banka sahibi olması doğal karşılanıyor. Rehberimizin anlattığına göre Yunanistan’daki tapulu arazilerin % 70’i kiliseye aitmiş. Bu rakamı biraz abartılı bulsak da böylesi bir varlığın gerçekliği söz konusu.

Biz Türklerin de İslamiyetin içine soktuğumuz bir adak geleneği var. Günümüzde türbelere yapılan adaklar, İslamiyet’ten önce Kurgan’lara yapılırdı. Adaklar başta at olmak üzere canlılardan oluşurmuş. Adağın tamamı kurda kuşa yem olsun diye bırakıldığı gibi, sadece kalbi bırakılıp kalanı yenilmek üzere alıkonurmuş.  Yani türbeye veya türbe görevlisine hediye edilen maddi bir varlık söz konusu değil. İslamiyet’te de adak vardır, ancak türbede meftun kişiden dilekte bulunmak yoktur. Fransa, İngiltere, İsveç, Almanya gibi kuzey Avrupa ülkelerinde adak yok. Görüldüğü gibi insanların davranışlarını kültür coğrafyası belirliyor. Nüanslar ise ihmal edilemeyecek kadar önemli…

Romanlar Taksiriyas’in kendi melekleri olduğuna inanıyorlarmış ve Mayısın ilk Pazar günü Midilli’ye ve Taksiriyas kilisesine akın ediyorlarmış. Mayıs’ın ilk Cuma günü Türkiye’de Hıdrellez olarak kutlanıyor. Bizim Roman vatandaşlar çalıyor eğleniyor ve gül ağacına yazılı dilekte bulunuyorlar. Hıdrellez günü, Sünni, Bektaşi fark etmiyor, insanlarımız türbeleri ziyaret ediyor, adaklar kesip, keşkek başta olmak üzere yemekler hazırlayıp yiyor ve iyi dileklerde bulunuyorlar.

Görüldüğü gibi İslamiyet ve Hıristiyanlık vahye dayalı ve ilahi olsa da, toplumlar gelenek ve göreneklerini dinin içine taşıyorlar. Ve hatta toplumlar kendi gelenek göreneklerine uyan bir dini seçiyorlar gibi. Adak kültürü açısından baktığımızda Türklerin İslam’da, Yunanlıların Hıristiyanlıkta karar kılmış olmaları tesadüfi değil gibi…

Bu konu 109 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HAFTALIK GAZETE YAZILARIM

YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017)

YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017) Özellikle Artvin de yapılan Deriner barajı ve buna bağlı olarak yeni yol güzergahlarının yapılmasında kullanılan tü...

VELİLER DİKKAT (29 Ağustos 2017)

VELİLER DİKKAT (29 Ağustos 2017) Dedik ya, bu işler zamanla düzelecektir. Düzelinceye kadar geçen zaman diliminde doğru tercihler bakımından veliler...

ANKET

Sizce bu sitenin insanlara faydası var mı?






Tüm Anketler

ÖNEMLİ LİNKLER

GALERİ

KBB

www.bulenttopuz.com 2007 ..:: KBB Hastalıkları Bilgilendirme Portalı ::..
RSS Kaynağı | Editörlük Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi

Web sitemizin içeriği

viagra billigt cialis pris cialis billigt kamagra pris kamagra gel cialis sverige viagra sverige viagra pris kamagra gel viagra bestellen cialis bestellen kamagra bestellen cialis bestellen kamagra schweiz tadalafil generika viagra bestellen

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

ODYOLOJİ SİTESİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ