ANASAYFA ARAMA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORMU

ARAMA


Gelişmiş Arama

YENİ EKLENENLER

İSTATİSTİKLER

13 kategori altında, toplam 400 konu bulunmaktadır. Bu konular toplam 3181944 defa okunmuş, 1136 rahatsızlık şikayeti veya yorum yazılmıştır.

SOSYAL POLİTİKALAR VE TEDAVİ HİZMETLERİ ( 14 Aralık 2015)

Tarih 07.Şubat.2016, 18:15 Editör Prof.Dr.Bülent TOPUZ

Benim önerim çoğunlukla imkansız bir umudun peşinde koşan bazı hastalar için, ilimizde, içinde hekim olan bir değerlendirme komisyonu kurulmasıdır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın politikaları ile uyumlu olduğunu düşündüğüm böylesi bir uygulama diğer illere de örnek olacaktır.

“Otuz bin liraları olmadığı için yürüyemiyor” başlıklı bir haber görmek çoğumuzu şaşırtmıyor. Haber annenin yaşlı gözleri, babanın çaresiz sözleri ve hasta çocuğun umut dolu bakışları ile desteklendiğinde tartışmasız bir gerçeğe dönüşüyor. Haberi okuyan yardımseverler ve siyasiler hemen olaya el koyuyorlar. Lazım olan para anında toplanıyor veya siyaset kurumu olaya sahip çıkıyor. Dikkatinizi çekiyor mu bilemiyorum; özel veya kamu herhangi bir hastanenin başhekimi veya ilgili branş hekimi basına çıkıp, “Gelsin bize gereği ne ise yapalım” demiyor. Onlar basına başvurmadıklarına göre, basın onlara soruyor mu acaba? Sorsalardı alacakları cevabı buradan yazalım. Hastayı bi görelim. Yukarıda anlatmaya çalıştığım hasta hikayelerinin hala haber değeri taşıması beni şaşırtıyor. Türk tıbbının ulaştığı seviye dünya ile yarışır nitelikte. İşin daha güzeli bu seviye Anadolu’ya yayılmış durumda. Örneğin benim branşımda dünyada ve Türkiye’de ne yapılıyorsa Denizli’de de o yapılıyor. Önemli ve yadsınamaz bir gerçek daha var ki, son on yılda hekime ulaşılabilirlik oldukça kolaylaştı ve yaygınlaştı. Bir taraftan Anadolu’daki üniversitelerde ileri seviyede uzmanlaşmış hekimler yetişirken, diğer taraftan sosyal güvencenin devlet tarafından yaygınlaştırılması ve basitleştirilmesi vatandaşın sağlık hizmetine ulaşımını rahatlattı. O halde nereden çıkıyor bu “Ellibin lirası olmadığı için konuşamıyor” haberleri. Bu sonuncu haberi kendi branşımdan örnekledim ki anlatması kolay olsun. Doğumsal işitme engelli bireylere elektronik bir cihaz marifeti ile işitme ve konuşma yetisi kazandırılabiliyor. Yalnız bu cihaz ilk beş yılda takılmaz ise çocuğun beynindeki işitme merkezi başkaca melekeler, örneğin ince el hareketi yaptırıcı nöronlar tarafından istila ediliyor. Yani on yaşından sonra takılan elektronik cihazın ürettiği sesi işleyecek bir beyin alanı olmadığından cihaz işe yaramıyor. İşte bu nedenden dolayı devlet belirli bir yaşın üstünde olan çocuklarda bu uygulamanın bedelini ödemiyor. Hasta yakını devlet ödemiyorsa kendisi ödemeyi düşünüyor. Hasta sahibinin imkanları dar ise, ya vazgeçiyor ya da soluğu basında alıyor. Bu süreç bir manşet ile yeni bir merhaleye giriyor. Bu hastaların bir kısmı da ildeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonuna başvuruyor. Bu fonun kullanımının değerlendirildiği bir danışma kurulu var. İlin mülki amirliği başkanlığında ilgili müdürlüklerin katılımı ile oluşturulan bu kurullarda iki adet sivil toplum örgütü temsilcisi bulunuyor. PASVAK adına bu kurullarda yer aldım. Kurula gelen başvuruların bir kısmı tedavi masrafı talepleri ile ilgili idi. Orada bulunduğum süre içersinde bunların bir kısmının bedelsiz tedavi edilmelerini sağlamakla birlikte, çoğunun tedavisinin mümkün olmadığına şahit oldum. Öncelikle bu hastalığın tedavi edilemeyeceğini, ancak rehabilite edilebileceğini anlattıktan sonra, tedavi amacıyla belirli bir bedel isteyen hekim veya kurumlardan tanı ve planlanan tedavi ile ilgili epikriz, yani rapor istediğimde bunların çoğunun geri dönmediğini gördüm. Bu görevi, on yıldır sağlık üzerine yaptığım televizyon programcılığı tecrübem ve yetkin kişilerin bir telefon uzaklığında olması sayesinde yaptım. Muhakkak ki, milyonda bir gibi nadiren görülen bazı hastalıkların birkaç hekimde toplanmasından kaynaklanan özel ilgi ve uzmanlıklar gelişebiliyor. Bu hekimlerin illaki büyük şehirlerde, büyük kurumlarda olmaları gerekmiyor. Bu özelliği olan hekimlere ulaşabilmenin yolu hekimlik camiası içinden bir bilgi akışını gerektiriyor. Benim önerim çoğunlukla imkansız bir umudun peşinde koşan bu hastalar için, ilimizde, içinde hekim olan bir değerlendirme komisyonu kurulmasıdır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın politikaları ile uyumlu olduğunu düşündüğüm böylesi bir uygulama diğer illere de örnek olacaktır. Böylesi bir komisyonda seve seve görev alabileceğimi belirtmek isterim.

Bu konu 2601 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HAFTALIK GAZETE YAZILARIM

YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017)

YOLLAR VE ÖNCELİKLER (11 Eylül 2017) Özellikle Artvin de yapılan Deriner barajı ve buna bağlı olarak yeni yol güzergahlarının yapılmasında kullanılan tü...

VELİLER DİKKAT (29 Ağustos 2017)

VELİLER DİKKAT (29 Ağustos 2017) Dedik ya, bu işler zamanla düzelecektir. Düzelinceye kadar geçen zaman diliminde doğru tercihler bakımından veliler...

ANKET

Sizce bu sitenin insanlara faydası var mı?






Tüm Anketler

ÖNEMLİ LİNKLER

GALERİ

KBB

www.bulenttopuz.com 2007 ..:: KBB Hastalıkları Bilgilendirme Portalı ::..
RSS Kaynağı | Editörlük Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi

Web sitemizin içeriği

viagra billigt cialis pris cialis billigt kamagra pris kamagra gel cialis sverige viagra sverige viagra pris kamagra gel viagra bestellen cialis bestellen kamagra bestellen cialis bestellen kamagra schweiz tadalafil generika viagra bestellen

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

ODYOLOJİ SİTESİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ