AĞIZ-BOĞAZIN TÜMÖRLERİ


Açıklama: Ağız-boğaz tümörlerinin ayrıntısına girmek bu kitabın amacı dışındadır.
Kategori: BOĞAZ
Eklenme Tarihi: 18.Şubat.2008
Geçerli Tarih: 16.Mayıs.2021, 17:16
Site: Prof.Dr.Bülent TOPUZ - KBB Bilgilendirme Portalı
URL: http://bulenttopuz.com/haber_detay.asp?haberID=116


AĞIZ-BOĞAZIN TÜMÖRLERİ
Ağız-boğaz tümörlerinin ayrıntısına girmek bu kitabın amacı dışındadır. Burada prekanseröz lezyonlarla, başlangıç halindeki karsinomların tanınması üzerinde duracağız.
Güneş ışınlarına maruz kalan alt dudakta karsinom oldukça sık görülür. Bu nedenle kabuklanma ve ülserasyonla seyreden ve bir haftayı geçen sürede iyileşmeyen yaralara şüphe ile bakılmalı biyopsi alınmalıdır.
Ağız içindeki prekanseröz lezyonların tanınması erken tanı ve tedavi açısından son derece önemlidir. Dudak ve ağız içindeki her türlü atrofik lezyon prekanseröz olarak değerlendirilmelidir. Lezyonun atrofik olduğu hafif renk solukluğu ve çevre normal dokuya göre hafif çukur olması ile anlaşılır. Aynı şekilde hipertrofik beyaz lezyonlar(lökoplaki) ve kırmızı lezyonlarda(eritroplaki) prekanserözdür. Bu hastalarda sigara ve alkol gibi her türlü irritan madde alımı derhal kesilmeli ve hasta bir hafta süreyle izlenmelidir. Bu süre içinde iyileşme gözlenmezse biyopsi gerekir.
Diş ve protez vurukları ciddiye alınmalı, bir haftalık protezsiz dönemi takiben yeniden değerlendirilerek gerekirse biyopsi alınmalıdır. Ağız içinde bir santimetreye ulaşan her türlü ülserasyon etraflıca değerlendirilmelidir.
Tonsil dokusunda loju aşan ağrısız ülserasyonlar, tek taraflı tonsil büyümeleri, dil kökünde takıntı hissi, yumuşak damak felci etraflı muayeneyi gerektirir. Dil kanserleri vücudun diğer yerlerinde görülen pek çok kanserin aksine ağrılıdır.
Boğaz bölgesindeki kanserlerin önemli bir kısmının ilk bulgusunun boyunda kitle olabileceği unutulmamalıdır. Diğer taraftan dil kökündeki papillalar; yanak mukozasında çene kapanma hizası boyunca uzanan, tekrarlayan ısırmalar neticesi oluşan bayaz nedbe çizgisi; yanak ve dudak mukozasındaki sarı yağ dokusu lekeleri, hastada kuşkuya neden olabilir. Bunların normal olduğu hastaya izah edilmelidir.
Tükrük bezlerine uyan bölgelerde ele gelen her türlü kitle, aksi ispatlanmadıkça, tümör olarak kabul edilmelidir. Bu tümörlerin özelliği yavaş seyreden bir büyüme göstermeleridir. Tükrük bezi tümörlerinin en sık yerleştikleri bez çene arkasındakidir. Çoğunluğu iyi huylu olmakla birlikte kansere dönüşme riski olduğundan cerrahi müdahale gerektirir. Ağız içinde, özellikle sert damak yerleşimli yavaş büyüyen kitlelerin de, küçük tükrük bezlerinden kaynaklanan tümörlerden olma ihtimali oldukça yüksektir. küçük tükrük bezlerinden kaynaklanan tümörlerin habis olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle erkenden değerlendirilmeleri gerekir.
Çocukluk çağında tükrük bezi tümörlerine oldukça seyrek rastlanır. Rastlananların büyük çoğunluğunun habis olması bakımından ayrıntılı olarak ele alınmaları gerekir.
Büyük tükrük bezlerine yönelik cerrahi özellik arzeder. Bezlerin içinden önemli damar ve sinirler geçer. Bunların en risk altında olanı ve bilineni yüz siniridir.
Submandibular gland mandibuladan hiyoid kemiğe uzanan milohyoid kasın hemen arkasında palpe edilebilir. Zayıf hastalarda rahatlıkla ele gelir. Bazı hastalar bezleri lenf nodu sanarak gelebilirler. Bezler de simetri varsa hastaya durum izah edilir. Simetri yoksa tükrük bezi veya içideki lenf bezlerinden kaynaklanan bir patolojiden şüphelenilmelidir.