AKUT TONSİLLOFARENJİT (BOĞAZ ENFEKSİYONU)


Açıklama: Aniden veya yavaş yavaş ortaya çıkan boğaz enfeksiyonudur.
Kategori: BOĞAZ
Eklenme Tarihi: 18.Şubat.2008
Geçerli Tarih: 02.Mart.2021, 05:03
Site: Prof.Dr.Bülent TOPUZ - KBB Bilgilendirme Portalı
URL: http://bulenttopuz.com/haber_detay.asp?haberID=99


AKUT TONSİLLOFARENJİT (BOĞAZ ENFEKSİYONU)
Aniden veya yavaş yavaş ortaya çıkan boğaz enfeksiyonudur. Boğaz bölgesi aynı zamanda patojen mikroorganizmaların yoğun giriş kapılarından birisidir. Barındırdığı lenf dokuları sayesinde vücudun ön savunmasında ve savunma sisteminin uyarılmasında önemli rol oynar. Lokal rezistansı sağlayan en önemli faktör lenfoepitelyal dokulardan salgılanan İgA’dır. Bademcik ve geniz eti vücudun savunma mekanizmasında görev alan lenf dokularıdır. Bu ikisi dışında aynı yapıdaki dokulardan yutak bölgesinde yaygın olarak bulunur. Bunların en büyüğü dil kökünde yerleşik bulunan lenf dokusudur. Bademcikler boğaz bölgesinin en büyük lenfoid dokusudur. Geniz eti burnun hemen arkasında yerleşmiştir.
Bademcik iltihabı ve farenjit, gerek yakın komşuluk gerekse farenks duvarındaki yaygın lenfoid doku nedeniyle birlikte bulunurlar. Bununla birlikte izole farenjit ve tonsillit olgularınada rastlanabilir. Farenjit olgularının büyük çoğunluğu (%90) viralken, tonsillit olgularının bakteriyeldir.
Bakteriel tonsillit olgularının tamamına yakını A Grubu Beta Hemolitik Streptokok (AGBHS) enfeksiyonudur. Bu yazıda da yaygınlığı, tekrarlama özelliği ve komplikasyon oluşturma riski bakımından AGBHS enfeksiyonu esas alınacaktır.
Streptokoklar damlacık enfeksiyonu şeklinde ve gıdalarla bir kişiden diğerine geçebilir. Okul ve kışla gibi kalabalık ortamalar bu geçişler için uygun ortamlardır. Kış aylarında daha sık görülür.
Kırgınlık ve üşüme-titremeyi takiben, özellikle yutkunma esnasında ortaya çıkan ve kulağa vuran, tek taraflı boğaz ağrısıyla başlar. Hastada ateşli genel bir düşkünlük hali mevcuttur. İzole farenjit hastalarında, farklı olarak, farenks duvarındaki çepeçevre ödeme bağlı daralma ve yutma güçlüğü ön plandadır. Ağrı çoğunlukla taraf göstermez. Muayenede boyundaki lenf bezlerinin şiştiği görülür. Boğaz ağrısı olan tarafın çene köşesindeki lenf nodunda palpasyonla hassasiyet tespit edilebilir. Farenks ileri derecede kırmızıdır, küçük dil ödemlidir, Tonsiller
ödemlidir ve yer yer kirli beyaz örtü ile kaplıdır. Ağız muayenesi esnasında streptokokkal tonsillitin kendine has kötü kokusu hissedilebilir.
Boğaz kültüründe AGBHS ürer. Enfeksiyondan 15 gün sonra bakılan ASO titrasyonu 1/200’ün üzerinde ise tanıyı destekler, negatif çıkması anlamlı değildir.
Komplikasyonlar antibiyotiklerin etkin şekilde kullanımı ile birlikte eskisi kadar sık görülmemektedir. Bunlar; apse gelişimi, gırtlak ödemi, orta kulak iltihabı, akut romatizmal ateş(ARA), akut böbrek iltihabı, karın ağrısı şeklinde sıralanabilir.
Tedavi: Antibiyotik + ağrı kesici ve ateş düşürücü + istirahat + bol sıvıdır. Ağızdan ilaç kullanımı yeterlidir. İshal, kusma ve yutma güçlüğü gibi şikayetler varsa iğne tedavisi seçilebilir. Antibiyotiğin en az on gün kullanılması gerekir. Bu süre kompliksyonları önlemek ve tekrarları önlemek bakımından önemlidir.
Tedaviyi takiben ikinci gün içinde ateş düşmeye başlar, üçüncü gün tüm semptomlarda gerileme görülür. Aksi halde teşhise şüphe ile bakılmalıdır.
Muayene esnasında tonsillerde belirgin hipertrofi varsa enfeksiyonun tekrarlaması ihtimali büyüktür. Bu hastaların takibe alınmasında ve ailenin bilgilendirilmesinde fayda vardır