TONSİL VE ADENOİD HİPERTROFİSİ


Açıklama: BU KONU GELEN SORULAR DOĞRULTUSUNDA 19.AĞUSTOS 2010 İTİBARİ İLE GÜNCELLENMİŞTİR.
Kategori: BOĞAZ
Eklenme Tarihi: 19.Ağustos.2010
Geçerli Tarih: 17.Kasım.2019, 23:51
Site: Prof.Dr.Bülent TOPUZ - KBB Bilgilendirme Portalı
URL: http://bulenttopuz.com/haber_detay.asp?haberID=101


TONSİL VE ADENOİD HİPERTROFİSİ
Genel olarak çocuklarda 2 yaşına kadar adenoid problemi yoktur. Adenoid doku 5 yaşında en büyük hacmine ulaştıktan sonra küçülmeye başlar. genizinhacmi ise büyümeye devam eder. Böylece normal olarak adenoidler burunda tıkanıklık yapmazlar. Tonsil dokusu ise 4 yaşına kadar büyür sonra küçülmeye başlar. Büyümelerin nedeni bu yaşlarda sık görülen enfeksiyonlara bağlı lenfoid hiperplazidir. Geçirilen her enfeksiyon direnç gelişimini de beraberinde getirir. Zamanla geçirilen enfeksiyon sayısı azalır. Tonsil ve adenoid dokularında küçülme başlar. Bazı hallerde bu küçülme gerçekleşmez. Bunun nedenleri:
1-Bazı hastalarda genel direnç düşüklüğüne bağlı enfeksiyonlar devam eder.
2-Geçirilen enfeksiyonlarla yapısı bozulan doku savunma görevini yapamaz hale gelir ve hatta bakteriler için uygun üreme ortamı haline gelebilir. Soğuk algınlığı gibi direnç düşüren durumlarda bu bakteriler çoğalarak hem lokal enfeksiyona neden olurlar; hem de sistemik dolaşıma toksin ve bakteri salmaya başlarlar. Bu hastalarda tonsiller genel olarak hipertrofiktir, ancak tekrarlayan enfeksiyonlar sonucu gelişen fibroz tonsilleri büzebilir.
Tonsil ve adenoid hipertrofileri karşımıza genellikle tekrarlayan boğaz ağrısı, boyunda lenf bezi büyümesi, öksürük şikayetleriyle gelirler. Adenoid ve tonsil hipertrofilerinin tekrarlayan enfeksiyonlar dışında sinsi seyreden bir takım sonuçları da vardır. Adenoid hiperplazi burun solunumunu engeller. Hasta özellikle geceleri ve efor anında ağız solunumu yapar. İri tonsiller dili öne iterek hem ağız solunumunu rahatlatırlar hem de orafarenksdeki rahatsız edici kitle etkisinden hastayı kurtarırlar. Zamanla hastanın çene ve diş yapısı ağız solunumunu rahatlatacak şekilde gelişir. Ön dişler seyrektir, çene kapatılınca arada açıklık kalır. Özellikle üst dudak geri çekilmiştir. Hastada kuru öksürük olabilir. Uzun süreli burun tıkanıklığı kor pulmanele nedenidir. Bu hastalarda mental ve fiziksel gelişme de gerilik, çevre ilişkilerinde uyum yetersizliği ve geceleri altına kaçırma görülebilir. Hipertrofik adenoid sadece solunum pasajını engellemekle kalmaz aynı zamanda nazal sekresyonların nazofarenkse geçmesini de engeller. Biriken ifrazat enfeksiyona zemin hazırlar. Bu hastalarda tedaviye dirençli sinüzit sık görülür. Diğer taraftan sinüzite bağlı burun tıkanıklığı ve postnazal akıntı kronik tonsilloadenit bulguları verebilir. Bu hastalarda primer patolojinin hangisi olduğuna karar vermek bir uzmanlık işidir. Her çocukta adenoid dokunun doğal olarak var olduğu bilinmelidir. Önemli olan burun pasajını kapatacak büyüklükte olup olmadığının tespitidir. Bu nedenle ayna ve parmakla yapılan muayeneler yanıltıcı olabilir. Lateral pozisyonda alınmış bir nazofarenks hava sütunu grafisi tıkanıklığın derecesini verebilen objektif bir kriter olarak kullanılabilir.
Kronik tonsillit ve tonsil hipertrofileri çocuklarda iştahsızlık ve beslenme bozukluklarına yol açabilirler. Bu çocuklar yaşıtlarına göre fizik olarak daha geridirler ve tonsillektomi sonrası hızlı bir kilo artışı gözlenir.